Uygulamada Tanıştığım Yakışıklı Çocuk

Merhabalar ben Tuğçe. Üniversite sınavına hazırlanırken başımdan geçen bir cinsellik öyküsünü anlatacağım. Aslında bu öykü bana bakılırsa bir aşk hikayesi olarak başladı, fakat olaylar iyi mi bu noktaya geldi, tam olarak nerede yanlış yaptım anlamadım. Ailemle beraber İstanbul’da bir sitede oturuyorduk. Sitenin vardiyalı olarak çalışan birkaç tane güvenlik görevlisi vardı. Erkut ağabey de onlardan biriydi. Erkut abi benden tam 10 yaş büyük. Benim neredeyse çocukluğumu bilir. Benim için her süre yakışıklı ve çekici biri olmuştu. Ta ortaokulda iken Erkut abiden hoşlanmaya başladım ve bunu kendisine hiçbir zaman söylemedim. Lise bittiğinde bir yıl üniversite sınavına hazırlandım. O süreçte ev ve dershane haricinde başka bir sosyal yaşamım da olmadı. Üstelik ablam da üniversite üçüncü sınıftaydı ve şehir dışındaydı. Bu da benim iyice yalnız kalmama niçin oldu.
Annem ve babam devamlı olarak çalıştığından, dershane ve ev içinde mekik dokurken sürekli tek kalıyordum. Bu da benim ders çalışmam için oldukça iyi bir fırsattı. 18 yaşımın en güzel günlerini bu şekilde geçirmek biraz zor gelse de dişimi sıkmam gerektiğinin farkındaydım.
Evde çalışmamın daha verimli olacağını organize ettiğim bir gün dershaneden öğlen şeklinde çıkıp eve gittim. Sitenin girişinde gene Erkut ağabey vardı. Ayaküstü birazcık söyleşi ettik. Erkut, kendisinin edebiyatının çok iyi bulunduğunu ve istersem çalıştırabileceğini söyledi. Ben de nedense sayısalcı olduğumu söylemek yerine “Olur” dedim. O da birazdan mesaisinin biteceğini ve bizlere geleceğini söylemiş oldu. Bu Erkut için oldukca köktencilik bir girişimdi. Şimdiye kadar söyleşi etmek haricinde herhangi bir şey yapmamış durumdayken, akrabalarım yokken eve gelecekti. Bu vaziyet beni birazcık tereddüt ettirse de yok gelme diyemedim. Üstelik Erkut annem ve babamın eve geleceğini çok iyi biliyordu. Eve gidince kitaplar arasında kullanmadığım bir edebiyat fasikülü buldum. Çok geçmeden de kapı çaldı. Organik olarak Erkut’u odama sokmak istemedim. Bundan dolayı de mutfakta birer tane sütlü kahve yaparken onu da oraya davet ettim ve içeriden fasikülü getirerek mutfak masasının üstüne koydum.
Biraz söyleşi ettikten sonrasında kahveleri alıp masaya koyup ben de yanına oturdum. Erkut’un edebiyattan zerre anlamadığı belliydi, sayısalcı olmama karşın ondan çok daha fazla çözüp, üstelik bir de nasıl çözdüğümü ona anlatmak zorunda kaldım. Erkut söylediklerimi pek dinlemeden boş boş çehreıma bakıp, sanki yüz hatlarımı ezberlemeye çalışıyor gibiydi. Soruyu okurken birden boş bulunup dirseğimi bacağına dayadığımı fark ettim. Ne kadar zamandır bu şekilde duruyordu bilmiyorum fakat fark edince hemen dizimi çektim. Fakat Erkut elimi tutarak yeniden elimi kendi dizine koydu. Kendi elini de benim elimin üzerinden çekmedi. Ben geri çekmek istesem de bırakmadı. Ben donmuş bir yüz ifadesiyle suratına bakarken hafifçe eğildi ve dudağımın kenarına bir öpücük koydu. Tam “Erkut ağabey…” diye söze başlayacakken şşşşşşşt diye konuşmamı engelledi. Elimi yavaş yavaş yukarı kasıklarına doğru çekmeye başladı. Yeniden eğilip bu sefer yanağımdan öptü. Elini elimin üzerinden çekip fermuarını açtı ve yarağını fermuarından dışarı çıkardı. İzlediğim porno videolara kıyasla daha küçük bir siki vardı. Fakat ben kafamı çevirip ona bakamadım bile o ise bakışlarını hiç yüzümden ayırmadı. Elimi yine sikinin üzerine koyduğunda istemsiz bir şekilde avucuma aldım. Bir taraftan yanaklarımı, boynumu, kulaklarımın arkasını öpüyordu, bir taraftan da elimle kendisine mastürbasyon yapmış oldurıyordu. Artık direnmeden akışına bıraktım. Elini tişörtümün altından sokup belimi kavradı ve bir hamlede masanın üstüne oturttu. Bir şeyler söylemek istedim fakat çoktan dudaklarıma yumulmuştu. Eşofmanımı külotumla birlikte aşağıya çekmeye çalıştı. Bende kendimi hafifçe kaldırarak işini kolaylaştırdım. Bacaklarıma doğru eğilerek kafasını bacaklarımın arasına soktu. Heyecandan nefesim kesilecek gibi oldu. Kızlığımı önce yavaşça öptü. Sonra da dilini hafifçeçe üzerinde gezdirdi. O an istemsiz bir şekilde bacaklarımla kafasını sıktım. Fakat o durmadı ve elleri ile bacaklarımı iki yana açarak diliyle içime girip çıkmaya, dilini içimde gezdirmeye başladı. Bunları yaparken bir taraftan pantolonunu indirdiğini fark etmemiştim. Eğildiği yerden kalktığı vakit önünde dimdik bir mızrak şeklinde durak sikini fark ettim. Kalkması ile sikinin kızlığıma değmesi bir oldu hemen hemen. “Erkut abi lütfen…” diyene kadar içime girmiş oldu. Artık ne itiraz edecek, ne de direnecek bir şey kalmıştı. İçime girdiği andaki acı için bağlarırmamla kendi saslımü kestim. Bir insanın içine bir şeyin girip çıkması şeklinde garip bir durumu ilk defa yaşıyordum. Canının acıması ve bundan zevk almak gibi sapıkça bir duyguyu ilk kez yaşıyordum. Erkut birden siki içimdeyken durdu. Sanki sikinde kalp atıyormuş benzer biçimde kasıldığını ve gevşediğini hissettim. O an gerizekalının içime boşaldığını anlamış oldum. Yarağını içimden çıkardı ve pantolonunu bile çekmeden yorgun bir halde sandalyeye oturdu. Ben de derhal masanın üzerinden inip, eşofman ve külotumu kaptığım gibi wcye koştum. Hem amımı temizleyip, hem de çişimi yaptım. Döndüğümde Erkut’un söylemiş olduği tek şey “Kahve içelim mi” oldu.
O günden sonrasında Erkut devamlı olarak dershaneden eve erken dönmemi istemeye başladı. Haftada birkaç kere sırf onun için dershaneyi ekip eve erken gelmeye başladım. Bir taraftan da aramızda ciddi bir şeyler olsun istiyordum. O ara ablam İstanbul’a döndü ve bizim ilişki bir süreliğine askıya alındı. Fakat bu kez da ben istiyordum ve bunun için fırsat kollamaya başladım.
Ablamın dışarıda dostları ile buluşacağını söylediği gün gene dershaneyi ektim ve eve geldim. Fakat Erkut nöbetçi kulübesinde değildi. Hayal kırıklığı ile eve gidip kapıyı açmış olduğumda ise benim odamdan ses geldiğini duydum. Taşlar yavaş yavaş yerine oturmaya başladı, Erkut’un hem benimle hem de ablamla bir ilişkisi vardı. Odanın kapısını yavaşça açmış olduğumda Erkut’un kara kıçını görmüş oldum. Ablamı domaltmış seri şekilde sikiyordu. Bir an ne yapacağımı, nasıl bir tepki vereceğimi bilemedim. Ansızın yanlarında belirince ikisi de hayalet görmüşe döndü. Aslabir şey söylemeden üstümdekileri çıkarmaya başlayınca ikisi daha da büyük bir şoka girdi. Fakat korkudan dolayı ne ablamın itiraz edecek yüzü vardı, ne de Erkut’un bir şikayeti. Üstümdeki her şeyi çıkarınca domalmış olan ablamın altına kıvrıldım. Böylelikle Erkut’un sikinin önünde artık iki farklı alternatif vardı. Erkut hiç tereddüt etmeden benim içime girdi. Bu sefer her zamankinden çok daha sert davrandı. Ablamın inlemelerinden ve hareket etmeden durmasından anladığım kadarıyla onu da aynı anda parmaklıyordu. Çok uzatmadan, bu defa da tekrar ablamın içine girdi ve 30 saniye bile sürmeden çıkarıp ablamın sırtına boşaldı.
Erkut nefes nefese kalmış vaziyette bir adım geri çıktı ve dedi ki; “Kahve içelim mi” . Ablamda doğrulduğu yerden adama bakıp, kendisinden 7 yaş büyük karizmatik ve serseri adama “Siktir git çık dışarı” diye bağlarırdı. Adam neye uğradığını anlamadan süratlica giyinip çıktı. O günlerde ablamla çok az mevzuştuk ama biliyorum ki biz de tekrar Erkut’un ne slmını aldık ne de yüzüne baktık. Ablamla aramda ise yalnız yaptığımız bir şaka kaldı; kimi zaman durup dururken birbirimize deriz ki; “kahve içelim mi” diye söylüyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

sex hikayeleri seks hikayesi seks hikayeleri erotik hikayeler erotik hikaye 31 seks hikayeleri porno hikayeleri sikiş hikayeleri artvin escort türkçe sex uzun sex hikayeleri mersin escort mardin escort manisa escort kayseri escort kars escort artvin escort rize escort konya escort aydın escort antalya escort ankara escort escort ankara kızılay escort izmir escort antalya escort izmit escort izmit escort sakarya escort film izle istanbul escort bayan bodrum escort porno bursa escort bayan beydag eskort bayan porno porno seyret