Üniversite’de Sevgilimi Siktim

Selam ben Hasan, 23 yaşında, 1.52 boyunda, ak, koyu kestane renkli dalgalı saçlı, evli ve Ankara’da yaşayan, Kamuda görevli, Alelade bir devlet memuruyum. Bu olayda geçen kişilerin isimlerini değiştirip, kendilerinin de müsadesiyle yazıp yolluyorum. Anlatacağım Hadise, geçen hafta, henüz önceki bir tanıdığım olan Banu’nun çocuğunu görmeye gittiğim gün gerçekleşti. Ogün tesadüfen Tunalı’da Banu’nun eşi Murat’la karşılaştık. Ayaküstü birkaç dakika konuştuk. Bebeklerinin olduğunu anlattı. Ben de bebekten Ötürü kutlama ettim, Banuya selamlarımı gönderdim ve ayrıldık. Akşam daireye gelip İnternete girdiğimde Banunun E-Maili ile karşılaştım, Murat ona görüştüğümüzü anlatmış, bebeği ziyarete gitmediğime sitem ediyordu. Ben de gerçekte çok istediğimi yazdım ve uygun olurlarsa Cumartesi öğleden sonra uğrayabileceğimi belirttim. Bir saat sonra, “Bekleriz.” diye yanıt geldi.

Cumartesi günü küçük bir Armağan alarak evlerinin yolunu tuttum. Kapıyı çaldım ve bir teyze kapıyı açtı. Yanlış mı geldim? diye afallayarak ağzımdan, “Ben Murat’ın arkadaşıyım…” kelimeleri çıktı. İçeri girdim. Banu ve Murat beni İçten bir karşılamayla içeri buyur ettiler. Gene hanelerinde kendileri gibi sosyetik bir aile ve iki de kadın vardı. Anlayacağınız hane oldukça kalabalıktı. Sonradan öğrendim, teyze Banu’nun annesi, başka aile Murat’ın Amel ortağı, bayanlardan biri Banu’nun kızkardeşi, başka kadın ise Nilüfer, çocukluktan beri dostu imiş. O ortamda biraz sohbet ve muhabbetten sonra konu teknolojiye geldi. Banu benim bilgisayardan anladığımdan filan bahsediyordu. Ben ise, “Pek Çok bilmem, küçük tefek bakarım…” filan diyordum. Nilüfer, 4 yaşında çocuğu olduğunu, bilgisayarla çok oynadığını, bilgisayarın artık hiç açılmadığını söyledi ve ne yapılması gerektiğini sordu. Ben de, “Bilgisayarda Mühim dosyalar yoksa, Formatlayıp yeniden kurun.” dedim. Hakikaten Çok anlamam.

Bir müddet sohbetten sonra kapı çaldı, içeriye bir bey girdi. Tekin bey. Nilüfer’in kocası oluyormuş. fakat ben çok İhtiyar gördüm, bu yüzden Nilüfer 30-32 yaşlarında, kocası Tekin bey ise 45-47 yaşlarında idi. Aradan yarım saat geçti. Biraz sohbet ettik. Nilüfer kocasına benim bilgisayarlardan anladığımı söylüyordu. Sonra ben müsaade istedim. O sırada Tekin beyle Nilüfer aralarında fısıldaşarak ve bana bakarak birşeyler konuştular, sonra da, “Biz de kalkalım, dairede çocuğa bakıcısı bakıyor, bakıcı bu akşam evine gidecek.” diye konuştu. Hep beraber kalktık ve ayakta konuşmaya başladık. Bana, nereye gittiğimi sordular. Ben de, “Demetevler.” dedim. Onlar Çankayada oturuyorlarmış. Yollarımız tersti. Tekin bey bana bir işim olup olmadığını sordu, “Eğer işin yoksa bize gidelim, bilgisayara bir bakarsın. Sonra bakıcıyı Etlik taraflarına bırakacağım, ikinizi Aniden bırakırım.” diye konuştu. Ben, “Bazı program CD’leri gerek, Başlangıç disketi falan….” dedim. Murat, “Bizde Mevcut Baslangıç disketi.” diye konuştu. Bir iki de program CD’si aldık ve Tekin beyin arabasıyla yola çıktık.

Çankayadaki dairelerine vardığımızda ağzım Aleni kalmıştı. Evleri teraslı dubleks ve oldukça güzeldi. Bakıcı kadın kapıyı açtı, çocuk Derhal annesine zıpladı. Nilüfer, “Bak oğlum bu Serdar amca. Bilgisayarını yapacak.” diye konuştu. Sonra çocuk bana sarıldı, elimden çekistirerek bilgisayarın olduğu odaya götürdü. Ben Bilgisayarı açmaya çalışırken, Nilüfer, “Yemek hazırdır galiba, bir bakayım.” diyerek asağıya indi. Kocası Tekin bey, ben ve çocuk, bir taraftan Bilgisayarla uğraşıyor, başka taraftan konuşuyorduk. Bilgisayar bir türlü açılmıyordu. Tekin beye, “Format atmamız gerek.” dedim. O da, “Uzun sürer mi?” diye konuştu. “Programların yüklenmesiyle beraber 1-2 saat sürer.” dedim. O esnada saat aksam 19:30 olmuştu. “Ne yapalım, Formatla bari… Ben bir asağıya bakayım.” diyerek dışarı çıktı. Bir müddet sonra Nilüfer gelerek, “Yemek Amade, yiyelim, sonra sürek edersiniz.” diye konuştu. Kafamı ona çevirdiğimde ağzım Aleni kalmıştı, üzerinde mini bir şort ve nerdeyse göğüslerinin yarısını dışarıda bırakan askılı bir tişört vardı.

Aşağıya indik yemeklerimizi yedik ve çocuk durdurmadan beni tekrar yukarı çıkardı. 5-10 dakika sonra Tekin bey ve Nilüfer de yanıma geldiler. Tekin bey bana, “Senin işin uzun sürecek, müsadenle ben bakıcıyı evine bırakıp geleyim.” diye konuştu ve Niliüferle bakışarak odadan ayrıldı. Nilüfer de, “Ben de aşağıları toplayayım.” diye konuştu ve kocasının arkasından çıktı. Merdivenlerden inerlerken aralarında birşeyler konuşuyorlardı, fakat tam olarak ne konuştuklarını duyamıyordum. Çocukla biz Bilgisayarı formatlayıp programları kurmaya başlamıştık. Saat 21 olmuştu. Çocuk sıkılarak karşımdaki çiftli koltukta uyuklamaya başladı.

Bir müddet sonra Nilüfer odaya geldi. Üzerinde boydan, etek boyu diz hizasında, kolsuz bir giysi vardı. Aklımdan bacak şovu kaçtı diye düşünürken, nemli saçları duş aldığını gösteriyor ve o hoş kokusu kapıdan yanıma kadar geliyordu. “Çocuğu odasına götüreyim…” diye çocuğun yanına gittiğinde, Derhal fırladım, “Ben Muavin olayım.” dedim ve Veledi kucakladığım gibi odasına götürdüm. Nilüfer çocuğu yatağına yerleştirirken, ben tekrar Bilgisayarın başına gittim. Bir müddet sonra Nilüfer de gelerek karşıma oturdu ve bacak bacak üstüne atıp bir sigara yaktı. Terliği ayağından çıkmıştı ve ayağını sallıyordu. Ayakları çok bakımlı ve güzeldi. İçimden, ‘İnsanda Nakit çok olunca, çocuğunu bırak, ayağına bile bakıcı tutuyor ulus. Adaletsiz dünya! Biz ise ihtiyaçlarımızı zor karşılıyoruz!’ diye geçirdim.

Nilüfer’in sigarasını çırptığı kültablası biraz uzaktı. Sigarasını her çırpışında ayaklarını indiriyor, sonra tekrar ayak ayak üstüne atıyor, bana frikik veriyordu. Benimse fasıla Dizi gözüm onun bacaklarına dalıyordu. Bir taraftan da konuşuyorduk. Sigarası bitti ve yanıma geldi. Ayakta, başucumda duruyordu. Elini Mouse Pad’in üzerine koyup öne doğru eğilmişti. O hoş kokusunu içimde hissediyordum. Mouse’u oynatırken eline dokundum, tepki vermedi. Elini çekmedi. Üzerime eğilmiş ekranı seyrediyordu. Saçları yanaklarıma değiyordu. Kafamı ona doğru çevirdigimde burun buruna gelmiştik. Kibarca müsaade istedim Mouse için.

Güldü, karşıya geçti ve tekrar ayak ayak üstüne atıp oturdu. Ben Gene bacaklarına dalmıştım. İçimden onu arzuluyordum, fakat nasıl diyeceğimi bilemiyordum. Bacaklarına daldığımı görmüştü, bana gülümsedi. Ben de, ayaklarının hoş olduğunu, Hususi bakım yaptırıp yaptırmadığını soruverdim. “Evet, kadın heryeriyle kadın olmalı, Tüm vücuduna bakmalı!” gibi sözler söyledi. Ben de imalı bir şekilde, “Eminim siz hertarafınızın bakımını başkasına yaptırıyorsunuz?” dedim ve güldüm. O da bana gülerek, “O kadarda değil, kimi yerlerin bakımını kendim yapıyorum!” diye konuştu. Hafiften bacaklarını aralayıp, kapattı. İçim erimişti. Beni yanına çağırarak, “Bak, ellerimi bugün kuaförde manikür yaptırdım.” diye konuştu. Yanına vardım ve bakmak için elini tuttum. Heyecandan titriyordum. Derhal ayaklarını havaya kaldırarak, “Pedikürüm nasıl, hoş mi?” diye konuştu. Ben de ayağını elime aldım ve “Çok güzel!” dedim. Nilüferin ayaklarını okşarken, bir anda dudaklarımız kenetlenmiş, öpüşüyorduk.

O sırada dışardan sesler geldi, ben Derhal dudaklarımı çekip biraz uzaklaştım. Nilüfer beni tekrar kendine çekti, “Çocuktur, meraklanma!” diye konuştu. Saat 22 olmuştu, “Tekin bey de her Lahza gelebilir!” dedim. O da, “Korkma birşey olmaz!” diye konuştu. Sonra ayağa kalktık ve birbirimize sıkıca sarıldık, deliler gibi öpüşüyorduk. Benim tişörtümü çıkardı, boynumu yalıyordu. Biryandan da pantolonumu çözüyordu. Bir anda sadece külotumla kalmıştım. Ben de onun elbisesini çıkardım. İçinde sütyen yoktu, altında ise Kara, dantelli külot vardı. Ayakta birbirimize sımsıkı sarılmıştık. Kulağıma, “Yatak odasına gidelim!” diye konuştu. Ve elimden tutarak beni Taraf odaya götürdü. Sikim müthiş sertleşmişti. Beni yatağa yatırdı ve bizzat de yanıma geldi. Hayatımda böyle ateşli bir kadın görmemiştim. adeta o bey, ben kadındım. Benim her tarafımı öpüyor, okşuyordu.

Heyecandan çıldırıyordum. Sırt üstü yattım, zevkime bakıyordum. Uzun uzun göğüslerimi emdi ve göbeğimden aşağıya indi, bacaklarımın arasına girdi, sikimi göbeğime yaslayıp, taşaklarımı emmeye başladı. Yumurtalarımın birini bırakıp diğerini ağzına alıyor, arada bir de tümünü ağzına alıp sikimi emer gibi emiyordu. Sonra sikimi eliyle kavrayıp ağzına sokup çıkarmaya başladı. Artık gelmek üzereydim, “Geliyorum!” sözlerimi duymazdan geliyor, sikimin tamamını hızlıca ağzına alıp, dudakları ile ezerek Arka çıkarıyordu. Kasılmaya başladım, bu kadar zevkten sonra musluk gibi fışkırttırıyordum. Nilüferin ağzı, yüzü, saçları filan spermlerimle dolmuştu. Bir müddet hareketsizlikten sonra, Nilüfere sordum, “Neden boşalttın ki beni, Çabuk olmadı mı?” dedim. O ise, “Ben mutlaka Evvel erkeğimi birkez bitiririm ki, sonra o beni uzun uzun sikip tamamlasın, sekse doyayım!” diye konuştu ve üzerimden kalktı.

O esnada Tekin beyin kapıdan bizi izlediğini gördüm ve telaşlandım. Nilüfer ise hiç birşey Ham gibi, kocasına, “Geldin mi hayatım?” diyerek, bir taraftan da eline aldığı havluyla üzerindeki ve benim üzerimdeki spermleri siliyordu. Ben utancımdan üzerime çarsafı çekiverdim. Tekin bey sırıtarak, “Geleli çok oldu karıcığım, siz çalışma odasındayken ben evdeydim!” dediğinde, ben derin bir soluk alıp, biraz da olsa rahatlamıştım, demek ki karı koca anlaşmalıydılar. Tekin bey, “Ben bir çocuğa bakıp geleyim.” diye konuştu ve odadan çıtı. Nilüfer yanıma yatarak bana sarıldı, “Şimdi Dizi sizde beyefendi!” diye konuştu. Ben hafiften doğrularak üzerine çıktım ve öpüşmeye basladık. Yavaş yavaş boynunu yalamaya başladım ve ordan göğüslerine indim. Göğüs uçları fındık gibi büyümüştü. Sonra yalayarak göbeğine, ordan da amına indim.

Az sonra Tekin bey de odaya girerek soyunmaya başladı. Ben Nilüferin bacaklarını iki yana açıp arasına girdim ve sikimi amına sokarak, tam siper amına gömüldüm. Nilüfer de bacaklarını sırtıma dolamıştı. Tekin bey yanımıza gelerek, Evvel karısının dudaklarından öptü, sonra da memelerini emmeye basladı. Nilüferin ayakları belimi kavramış bir şekilde vücudumu okşuyordu. Ben amına biraz pompladıktan sonra, hafiften geriye doğru kayarak yataktan asağıya, ayaklarının ucuna indim ve o hoş seksi ayaklarını yalamaya başladım. Tekin bey de Nilüfer’in üzerinde 69 oldular. Ben Nilüfer’in ayaklarını yalarken, kocası da tam karşımda amını yalıyordu. Arada bir göz hücre geliyorduk. Nilüfer Daimi kasılmalar yaşıyordu. Bir müddet sonra Tekin beyle yer değiştirdik, Nilüfer’le ben 69 oldum, o ayaklarını yalıyordu. Ve gözü de hep bana bakıyordu. Sonra Tekin bey yatağa yattı, Nilüfer de onun üzerine oturdu, yavaşça Tekin beyin yarağını içine aldı. Ben boşta kalmıştım.

Sikimi elimle kavradım ve Tekin beyin kafasının üzerine ayaklarımı açarak dikildim ve sikimi Nilüfer’in ağzına verdim. Nilüfer sikimi bir müddet yaladıktan sonra arkasına geçmemi istedi ve Komodin’in üzerinde krem olduğunu söyledi. Ne yapacağımı anlamıştım. Kremi aldım ve arkasına geçtim. Nilüfer kocasının üzerine iyice eğildi, ben de kremi, iyice ortaya çıkan götünün deliğine sürdüm. O sırada Tekin beyin siki Nilüfer’in amından çıktı, sikini elimle kavradım ve tekrar girmesini sağladım. soluk, nefese idiler ve teşekkür ediyorlardı. Nilüfer’in götüne sikimi sokup, ben de onlarla beraber tempo tutuyordum. Nilüfer ikimizin arasında sandviç olmuş, zevkten bas bas bağrıyordu. O anda ağzından çıkan lafları Genelevdeki orospu karılar kullanırdı anca, “Geçirin bana erkeklerim! Bayılana kadar sikin beni! Amımı götümü parçalayın! Doyurun beni!” gibi laflar ediyordu.

Biraz sonra kocası Nilüfer’in altından kalktı, ben Nilüfer’in götüne pompalamaya sürek ederken, o da Nilüfer’in altında 69 olmaya çalışıyordu. Nilüfer iyice domalmış, ben götünü sikiyorum, taşaklarımın altında ise kocasının kafası vardı. Ellerini bacaklarımın arasından geçirerek benim popoma bastırıyor, bir taraftan da, “Sıkı geçir Fahişeye!” diyordu. Nilüfer ise kocasının sikini ağzına almıs, fakat bağırmaktan ememeyince, 31 çektiriyordu ona. Kocası Nilüfer’in amını yalamaya çalışırken, benim taşaklarımın burnuna ve gözüne çarptığını hissediyordum. Arada bir, eliyle beni bastırıyordu karısına doğru, bir fasıla da taşaklarımı yaladığını hissettim. Nilüfer’in çığlık ve kasılmaları iyice artmıştı. Ben de hızlanmaya başladım. Ve nihayetinde o hareketsiz kaldığı esnada, götünün derinliklerine boşalmaya başladım ve olduğumuz yere, kocasının üzerine yığılıp kaldık. Kalktığımızda kocasını da boşalmış olduğunu, Nilüferin yüzünün spermle dolu olduğunu gördüm.

O gece orada kalmamı rica ettiler. “Evde karım ve çocuğum bekliyor, gitmem gerek.” dedim. Nilüfer bana banyonun yerini Tanım etti. Duş alıp üzerimi giyindim. Tekin bey hala yatakta hareketsiz yatıyordu, yorgunluktan galiba. Ben onlara, onlar da bana çok teşekkür ediyorlardı. “Lütfen yaşadıklarımız burda kalsın.” dediler. Ben de, “Ne yaşadık ki?” diye bedel vererek onayladım. Tekin bey üzerini giyinmeye başladı, “Seni daireye bırakayım.” diye. Saat 23:30 olmuştu. Ben, “Gerek yok, bir Taksiye atlar giderim.” dedim. “Bari kapıya kadar geçireyim.” diye konuştu. “Peki.” dedim. Nilüfer’le hiç birşey Ham gibi resmi bir şekilde tokalaşarak, teşekkür ettim ve Tekin beyle asağı indik. Kapıda Tekin bey bana çok teşekkür ederek 200 Dolar uzattı. “Almam!” filan diyerek, binbir nizah ettim. fakat Tekin bey, “Taksi parası, lütfen al!” diye konuştu. İşin gerçeği yanımda Taksiye binecek kadar Nakit bile yoktu, Dolmuşla gitmeyi düşünüyordum. Zorla da olsa parayı aldım. Ordan ayrıldım ve onlarla bir henüz hiç görüşmedik…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

sex hikayeleri seks hikayesi seks hikayeleri erotik hikayeler erotik hikaye 31 seks hikayeleri porno hikayeleri sikiş hikayeleri artvin escort türkçe sex uzun sex hikayeleri mersin escort mardin escort manisa escort kayseri escort kars escort rize escort konya escort aydın escort antalya escort ankara escort bayan ankara escort escort ankara çankaya escort izmir escort antalya escort izmit escort izmit escort sakarya escort