Gurbetteki Seks Hikayelerim

Gerisinde yerimi aldım derhal. Kalbim heyecanla atıyordu. Başparmaklarımla göt deliğini ayırdım. Küçük siyah kılların süslediği delik açılırken içinin pembe ile kırmızı arası yarığı da ortaya çıktı. Yarağımın kafasını tuttum ve yavaşça bastırmaya başladım. Bebek yağının kayganlığı hemen hemen kaybolmamıştı, o nedenle kaynanamdan herhangi bir itiraz ya da ıkınma gelmedi. Yarağımın kafası yavaşça içine girip kayboldu. Kaynanam başını yana çevirip, “Girdi mi?” diye sordu. Dizlerini ve ellerini var gücüyle bastırmıştı yatağa. Benden daha heyecanlıydı. Beyaz ve dolgun göt yanakları gerim gerim geriniyor, belinin yağlı etleri oynuyordu.

“Kafası girdi, biraz bu şekilde git gel yapmış olup alıştırayım!” dedim sorusuna karşılık. Yarağımın kafasını göt deliğinin içinde ileri geri oynatmaya başladım. Birkaç santimlik giriş çıkışlar deliğin ağzını yavaş yavaş açıp genişletirken yarağımın gövdesini de kolayca içine alabilecekti böylece. Kaynanam yan tarafa başını çevirip bakmaya çalışıyordu sürekli. Göt yanaklarını sıkıyordum heyecanla. Dizlerimin üzerinde kendimi ileri geri oynattıkça yarağımın gidiş gelişleri deliği yavaş yavaş açmaya başlamıştı şimdi. “Götün açılmaya başladı!” dedim keyifle. Birazcık daha bastırmaya başladım. Kaynanam hafifçe, “Ihhh!” diye ıkınırken, “Korkma, kasma kendini!” dedim sakinleştirmeye çalışarak. “Yavaş ol!” dedi karşılığında.

42 yaşlarında ilk kere götünden sikiliyordu, yaşadığı heyecan çok fazlaydı bu yüzden. Kaynanamın göt deliği sıkıydı, yarağımın kafasına ve yavaş yavaş girmeye başlamış olan gövdesine basınç yapıyordu, fakat bu amcığının genişliğinden daha çok zevk veriyordu elbette. Kalp atışlarım hızlanıyordu gitgide. Götüne daha hızlı ve sert şekilde bastırmaya başladım. Deliğin ilk andaki gerginliği de kayboluyordu böylece.

Yarağım gitgide içine girip kaybolmaya başladığında kaynanam başını çevirip, “Orhan yavaş, kurban olayım yavaşş, ayyyy, ıhhh, ımmm!” diye inlenip söylendi. Elleriyle yatağın çarşafını sıkıyordu tüm gücüyle. “Tamam!” diyerek bekledim, birazcık acil etmiştim belki de. Kumral saçlarını savurdu sağdan sola, dudaklarını ısırıp derin derin nefes aldı. Dolgun göt yanakları kaskatı kesildi önce, arkasından özgür bıraktı. Bir süre öylece kaldıktan sonra, “Tamam, şimdi yap ama yavaş yavaş!” diyince, “Tamam aşkım!” diyerek yeniden yüklendim götüne.

Birkaç saniyenin peşinden kaynanamın götü sanki içine tazyikla hava tutulmuş gibi birden açılınca yarağım kaşla göz arasında götüne giriverdi boydan boya. O an, “Ayyyy, ahhhh!” diyerek derin ve acı dolu bir çığlık yayıldı dudaklarından odaya. Çarşafı sıkan elleri kıpkırmızı olmuştu. Saçlarını sağa sola savurup duruyordu. Bir şey demese de yarağımı çıkardım götünden. Deliğin ağzı genişlemişti, kaynanamın kendini kasması nedeniyle ufak ufak oynuyor, açılıp genişliyordu. Minik kılların bitiminden itibaren götünün kızıllığı açığa çıkmıştı epeyce. Çarşafı sıkan sağ elini ağzına atıp ısırdı bir vakit.

Başparmaklarımla deliğin ağzına baskı uygulayıp masaj yapar şeklinde ovalamaya başladım. “Rahat ol, kasma, kendini gevşek bırak, bu kadar korkmana gerek yok!” dediğimde, “O süre sen gel buraya, yer değiştirelim!” dedi öfkeyle. Normalde beni epey sinirlendirecek bir söz etmişti, ama içinde olduğu duruma verip ses etmedim. Minik masaj seansının arkasından yine bastırmaya başladım yarağımı. Öncekinden daha kolay şekilde girdi. Birkaç saniyelik bekleyişten sonrasında bastırmaya devam ettim. Göt deliği yavaş yavaş açılırken yarağım gözden kayboluyordu yine. Ancak kaynanamın acısı azalmıştı, ağzına götürdüğü elini yine çarşafa attı. Birkaç kere ıkındıktan sonra yarağım epeyce giriverdi götüne, o süre daha fazla sokmama gerek olmadığını düşünüp git gel meydana getirmeye başladım.

Büyük bir keyif alıyordum. 42 yaşındaki, genç kızlara taş çıkartan kaynanamın götünü sikiyordum. Karımın benden esirgediği mutluluğu annesinden alıyordum. Gözlerim kapalı şekilde göt yanaklarını sıkarak götünü sikerken mutluluktan havaya uçacaktım. Kalbim yerinden fırlayacakmış gibi atıyor, vücuduma ve yarağıma durmadan kan pompalıyordu. Gözlerimi açtım. Kaynanam sanki zevk alıyormuş şeklinde götünü oynatmaya, çalkalamaya başlamıştı. Götünü yarağıma bastırıyordu küçük ufak. Ellerinden aldığı destekle kendini bana yasladıkça yarağım götüne daha da giriyordu.

“Zevk mi aldın aşkım, hoşuna gitti mi?” dediğimde yanıt vermek yerine kendinden geçmiş gibi inleyerek sesler çıkardı. O süre daha hızlı ve sert şekilde bastırmaya götünü sikmeye başladım. Kaynanamın göt deliği tüm cömertliğiyle yarağımı içine alıyordu şimdi. Nerdeyse kafasından köküne kadar girip çıkıyordu. Götünü oynatmayı, kendini bana yaslamayı tamamlamış oldu bunun üzerine. Sadece inlemeleri son sürat devam ediyordu. Kumral saçları bir sağa bir sola savruluyor, havada daireler çizip rüzgar oluşturuyordu durmadan.

Pompaladıkça sert göt yanakları löpürdemeye başlamıştı. Sertleşip şişen taşaklarım alttan amcığının etten duvarlarına vuruyordu. Benim gibi kaynanamın da zevk almış olduğuna emindim, götünden sikilmekten keyif alıyordu. Göt sikmenin coşkuı ve zevki uzun bir sikişme olmayacağını göstermişti. Saniyeler ilerlerken boşalmaya yaklaşıyordum. Kaynanam da yorulmuş olacak ki ellerini iki yana iyice açtı önce peşinden da yüzünü yastığa dayadı. Belini iyice eğerek bacaklarını iki yana ayırdı. İdeal domalma pozisyonuna gelmişti böylece. Görüntünün güzelliği coşkuımı daha da artırırken tüm gücümle pompalamaya başladım.

Her yanım uyuşuyordu, vücudumdaki tüm kaslara sanki iğne batırılıyormuş gibiydi. Yarağım kaynanamın götüne sanki amına girip çıkıyormuş benzer biçimde büyük bir hızla girip çıkıyordu artık. Göt deliği açılacağı kadar açılmış genişlemişti. Taşaklarımın amına ve kasıklarına vuruşlarından sesler gelmeye başlamış, tok ve yoğun ‘Şop şop şop!’ sesleri odaya yayılır olmuştu. Kaynanamın götü ilk denemede sınıfı geçmişti. Sonunda kendimi kaybedercesine boşalmaya başladım. Döllerim göt deliğini doldururken gidip gelmeye devam ettim.

Harika, inanılmaz bir zevk yaşamıştım. Kaynanam bana en gizli saklı hazinesini sunmuştu. Kaynanamdan mırıltılara benzeyen sesler geliyordu. Boşalmam biterken abandım götüne, yasladım yarağımı en dibine kadar. Tek bir döl damlasını bile ziyan etmek istemiyor, götüne akıtmak istiyordum. Kaynanam ağırlığıma daha çok dayanamayıp kendini serbest bıraktı, bacaklarını uzatırken yüzüstü uzanmış duruma geldi. Başını gömdüğü yastıktan kaldırır gibi oldu ama buna gücü yetmedi.

Yarağım götünde olduğu halde üzerine uzandım, benim de kalkacak, doğrulacak gücüm kalmamıştı. Terlemiş ve kızarmış yanaklarını, boynunu öpüp, “Bitirdin beni!” dedim. Kaynanamdan ses gelmedi önce, fakat sonra, “Bittiysen kalk, çöktün üstüme öküz gibi!” dedi kızmış şeklinde. Yavaşça doğruldum, yarağım götünden çıkarken göreceğim manzarayı merak ediyordum. Döllerim deliğin içini doldurmuş, dışa taşmıştı. Göt deliği epey açılmış, genişlemiş haldeydi. Ağzı da kızarmıştı epeyce, kasıkları ve göt yanakları da kızarmadan nasibini almıştı. Döllerle kaplı yarağım da kızarmıştı bununla beraber.

Yataktan inip banyoya geçtim. Zorlukla çişimi yapıp duşakabine geçtim. Sıcak suyun altında bir süre kalıp yarağımı ve kasıklarımı sabunlayıp yıkadım. Yatak odasına döndüğümde kaynanam aynı şekilde yatıyordu, içi geçmişti sanki. Yanına uzanıp saçlarını okşadım, yanağından öptüm. Gözlerini açıp sırtüstü döndü. “Beklediğin kadar canın yanmadı değil mi?” diye sorduğumda, “Yok, yanmadı!” dedi saçlarımı okşayarak. “mükemmel bir kadınsın!” dedim ve ardından çıplak memelerine başımı koydum. Her nefes alışverişinde göğsüyle beraber başım da kalkıp iniyordu.

Hafif tüylü ayva göbeğini okşadım. İkinci bir posta için kendimi hazır hissetsem de kaynanam benim şeklinde düşünmüyordu. “Bu günlük yeter!” dedikten sonrasında doğrulup kalktı. Banyoya geçerken ben de sırtüstü uzandım. Aldığım keyfin etkisiyle gözlerimi kapadım. Kaynanam birkaç dakika sonrasında çıktı banyodan ve kıyafetlerini giyinmeye başladı. “Buzlukta et varmış, Arzu yiyecek yapmanı istedi!” dediğimde, “Tamam, ben bakarım, mevzuşurum onunla!” diyerek giyindikten sonrasında çıktı odadan. İnce battaniyeyi üstüme çekip uykuya daldım…

Uyandığımda saat 15:00 olmak üzereydi. İçerden ses seda gelmiyordu. Kalkıp giyindim, mutfağa geçtim. Kaynanam yemeği yapmıştı, ocağın üstündeki tencerenin altı kısık şekilde yanıyordu. Salona geçtim, kanepeye uzanmış yatıyordu. Sağ tarafına yatmış, yüzünü çekyatın sırtına dönmüştü. Götü mavi eteğinin altında çıkıntı yapmıştı. Yanağına bir öpücük kondurduğumda korkuyla kalktı, sanki kötü bir rüya görmüştü. “Bir şey yok, korkma, benim!” dedim. Elinden tutup kalkmasına yardım ettim. Saati sorduktan sonra, “Ben şu yemeğe bakayım!” diyerek mutfağa geçti.

Balkona çıkıp sigara yaktım. Harika bir göt sikmiş ama keyif sigarası içmemiştim henüz. Derin nefesler çeke çeke içtim sigaramı ve içeri döndüm. Kaynanam, “yemek olmuş, acıktıysan koyayım bir tabak!” diyince, “beraber yiyelim!” dedim. Mutfak masasında yaptığı nefis türlüyü afiyetle yerken havadan sudan, Tufan’ın askerliğinden, Arzu ve çocuklardan konuştuk. Sadece tüm bu konuşmalara rağmen benim aklımda ikinci bir yarağışmenin imgesel vardı.

Bulaşıkları lavaboda yıkarken arkasından yanaşıp sarıldım beline. “Yapma Orhan!” dedi, fakat istemem yan cebime koy şeklinde söylemişti bunu. Gülüyordu, söylerken. Yarağımı götüne yasladım ve sürtmeye başladım. Yukarı aşağı, sağa sola oynuyordu yarağım göt yarığının üzerinde. Mutfağın balkon kapısı açıktı ve hafif bir esinti uzun tülün altından içeri giriyordu. Görünme durumumuz yoktu ancak gene de, “Şu kapıyı kapat bari!” diyen sözleri üzerine kapattım kapıyı ve tülle beyaz güneşliği çektim.

Yeniden arkasına geçtim. Bulaşıkları durularken yarağımı götüne sürtmeye başladım yine, bir yandan da ellerimi memelerine atmıştım. Kaynanam da en az benim kadar azmış ve istekliydi. Yanaklarını ve boynunu öperken başını çevirip dudaklarımdan öptü ıslak ıslak. “Bırak şimdi şunları!” dedim ve musluğu kapatmasını istedim. Musluğu kapatırken eşofmanımı ve külotumu indirdim. Sertleşip dikleşmiş yarağımı eteğinin üstünden götüne bastırdım. O an, “Immm!” diye sıcak bir inilti çıktı dudaklarının arasından. Memelerindeki ellerimi tuttu sıkıca. Beli lastikli ince penye eteğin altındaki dolgun götünü yarağımda hissettikçe azgınlığım her geçen saniye artıyor, çoğalıyordu.

Gömleğinin düğmelerini açmaya başlarken o da bana yardım edip alttaki düğmelerini açtı. Elimi sutyenin altına sokup memelerini hoyratça sıkmaya ve yoğurmaya başladım. Kaynanamın iniltilerine benimkiler de karışmıştı artık. Mutfakta ayakta birbirimizi yarağışmeden doygunluk ediyorduk. Derken kaynanam ellerini indirip eteğini ve külotunu indirdi kalçalarına. Yarağım artık arada eteği ve külotu olmadan götünün yarığına girip çıkıyordu. Bacaklarımı iki yana açtım, belimi ve götümü oynatarak yarağımı gezdiriyordum üzerinde. Ellerimse memelerini sıkıp yoğurmaya devam ediyordu. Etli uçlarını parmak uçlarımla sıkıyordum. Kaynanam da aldığı zevkin etkisiyle götünü yaslıyordu bana.

Yanaklarını öpüyor, boynunu emiyor, vakumluyordum. Desenli türbanıyla başını arkadan bağlamıştı, çekip açtım türbanı ve sandalyenin üstüne attım. Saçlarını okşadım uzun uzun. Çıplak boynunu daha çok emdim. Kaynanam gözlerini kapatmış şekilde inliyor, memelerindeki ellerimi tutmuş okşuyordu.

Ondan domalmasını istedim. Ellerini tezgaha koyarak domalırken kalçalarındaki eteğiyle külotunu indirdim. Ardından ben de soyundum. Peşinde dizlerimin üstüne çöktüm. Kaynanam bacaklarını açarken amcığının pembe ayrık dudaklarını emmeye başladım. İlk anda kendini kastı, kasıkları sertleşirken hemen sonra gevşedi. Am deliğinin dudakları dilimin ucunda, dudaklarımın üzerinde geziniyor ve kaynanamı zevk denizinde bir yolculuğa çıkarıyordu.

Parmaklarımla ayırdığım göt deliğini dillemeye başladım daha sonrasında. Deliğin ağzına meydana getirdiğim küçük dokunuşlar kaynanamı daha da zevke getiriyor, “Imm, Orhannn, aşkımmm!” şeklindeki fısıltılı iniltileri de artıyordu. Dilimi bir götünde bir amında götürüp getiriyor, am dudaklarını üstüne dondurma sürülmüş şeklinde yalıyordum. Götünden sonrasında amını ayırdım, içinin ıslak ve derin boşluğuna soktum dilimi. Kaynanamın sıcacık amcığının kokusunu çektim içime. Yağlanmış gibi kaygan amından akan zevk sıvısı dilimi ve dudaklarımı ıslatırken suya özlem çöl bedevisi benzer biçimde içtim onu. Götünü siktiğim zamankinden daha büyük bir zevk alıyordum. Aynı şekilde kaynanam da zevkin doruklarına çıkmıştı. Götünü iyice çıkıntı meydana getirecek şekilde eğmişti.

Yüzümü götünün yarığına sürtüyordum. Sakallarımın götünün yarığına batması onu daha da zevklendiriyordu. Yüzümü sağa sola oynatıyor, göt yarığının sıkı etlerini ısırıyor, çikolata benzer biçimde “Ham!” yapıyordum. Yarağım kasıklarımın arasında sertleşmiş, dimdik olmuştu çoktan, ama aldığım zevk öylesine yoğundu ki, amına yahut götüne girmek istemiyordum. Kaynanamdan da (Hadi sik artık!) diye bir istek gelmemişti hemen hemen. O zaman aklıma bir çılgınlık geldi ve kalkıp buzdolabının kapısını açtım. Alttaki sebzeliğin çekmecesini açarken, kaynanam, “Gelsene, ne yapıyorsun?” diye sordu merakla. Bir an önce kaldığım yerden devam etmemi istiyordu, oysa benim aklımdaki başka bir şeydi.

Aramış olduğum şeyi sonucunda buldum. Yemyeşil, uzun ve kalın, hafiften de kavisli bir salatalıktı bu. Dolabın kapısını kapatırken elimdeki salatalığa bakıp, “Ne yapacaksın onu?” diye sordu merakla. “Götüne sokacam!” dediğimde yüzünün şekli değişti. Meraklı bakışları eşliğinde salatalığı musluğu açıp bir güzel yıkadım. Ucundaki ince püskülleri koparıp temizledim.

Kaynanam, “Orhan delirdin mi, olur mu öyle şey!” derken, “Merak etme, çok zevk alacaksın!” dedim ve yine arkasına geçtim. Onu zevke getirmek için amını ve göt deliğini bir süre daha dilleyip yaladım ve emdim. Arkasından da salatalığı göt deliğinin ağzında gezdirdim bir süre. Kaynanam ses çıkartmıyor, ama ne yapacağımı da merak ediyordu. Salatalığı dibinden tutarak bastırdığımda kaynanamın göt deliği açıldı ve salatalık birkaç santim girdi içine. O haldeyken sağa sola çevirdim bir süre. Hafiften ıkınır benzer biçimde yaptı ama daha fazla ses çıkartmadı. Sonrasında tekrar bastırmaya başladığımda, “Ayyy!” diye minik bir çığlık attı.

“Acıdı mı?” diye sorduğumda, “Yok da, soğukmuş!” dedi gülerek. Hakikaten de salatalık soğuktu, fakat neticeta kaynanamın hoşuna gitmişti. Salatalık en az yarağım kadar kalındı. Kaynanamın göt deliğinin açılıp genişlemesini izledikçe şaşkınlığım artıyordu. Yarağımı sokarken bu kadar şaşırmamıştım. Başını yana çevirmiş, o da olanları izlemeye çalışıyordu.

Belini birazcık indirip bacaklarını açmasını istedim. Dediğimi yaparken salatalık nerdeyse 10 santim kadar girmişti götüne. İki parmağımdan daha kalındı. Ancak kaynanamın götü hiç sıkıntısız almıştı onu içine. O haldeyken sağa sola çevirdim, içine yerleştirip çıkardım. Zorladıkça salatalık daha da giriyordu, fakat kaynanamın ıkınıp durmaları nedeniyle tutmakta zorlanıyordum. O vakit o şekildeyken gdolayıp getirmeye başladım. Salatalığın her girip çıkması ile beraber göt deliğinin çeperleri açılıp genişliyor, deliğin etrafındaki kıllar oynuyordu.

Kaynanamdan zevkli iniltiler çıkarken sol başparmağımı amına sokmaya başladım. Salatalıkla götünü, parmağımla amını doldurmuştum ve kaynanamın buna tepkisi nefesi kesilecekmiş şeklinde inlemek oldu. Göt yanakları sertleşip katılaştı, ardından eski haline döndü. Gerçi eski hali bile yaşıtı hanımlara göre sert kalıyordu. Amı vıcık vıcık olmuş, yağlı zevk sıvısını küçük bir çeşme şeklinde akıtmaya başlamıştı. Sağ elim salatalığı tutuyor, sol elimin parmakları sırayla amına girip çıkıyordu. Aralarda am deliğinin pembe kalın dudaklarını ısırıp emiyordum. Bu şekilde bir şeyi Arzu’yla bile yapmamıştım. Kaynanamın da yaşamında böyle bir deneyimi olmamıştı.

Derinden gelen hırıltılı inlemeler eşliğinde vücudu gittikçe sarsılmaya, kasılmaya başladı. Sağ elini alttan amına atmış ovalıyordu. Kaynanamın gözlerimin önünde ıslığı andıran iniltileri devam ederken boşalmasını mutlulukla izliyordum. Dolgun beyaz vücudunun titreyişleri, ayak uçları üzerinde adeta bale yapar şeklinde çırpınışlarını gördükçe yaptığımdan daha bir keyif alıp gurur duydum.

Yarağım patlayacak noktaya gelene kadar kendimi tutmuş, kasmıştım ama artık bekleyecek takatim kalmamıştı. Doğruldum ve yarağımın ıslanmış kafasını tutup ayrık duran ve zevkten ıslak bir süngere dönmüş amına soktum. Yarağım yağlı amında ilerlerken salatalığı da götünde tutmaya devam ediyordum. Kaynanamın iki deliğini de doldurmuştum. Yaşadığı tarifsiz zevk ve mutluluk şimdi iki katına çıkmıştı. Amında gidip gelmeye devam ederken salatalığı götüne olabildiğince sokup öyleki bıraktım. Göt yanaklarından kavradım sıkıca ve sertçe pompalamaya başladım.

‘Şop şop şop!’ sesleri mutfağın içinde çınlıyordu. Kaynanam elleri tezgahta gözlerini kapatmış, dudaklarını emer vaziyette şarkı söyler şeklinde inliyordu. “Ihhhh, ayyyh, ahhhh!” sesleri değişe değişe ağzından çıkıyordu sürekli. İri, dolgun memeleri yarak darbelerimle birlikte deli şeklinde sallanıyordu. Kasıklarım göt yanaklarına, kasıklarına çarpıyor ve kaynanamın şarkısına eşlik eden sesler çıkarıyordu. Salatalık götünde sabit şekilde duruyordu bunlar olurken. Birkaç santim haricinde hepsi girmişti götüne. Yarağım amında gidip gelirken götündeki salatalığı hissediyordum sanki.

Sadece bu görkemli sikiş seansımız kendimi denetim edemeyip boşalmaya başlamamla fazla uzun süremeden sonlandı. Yaşamış olduğum zevkin etkisiyle kendimi tutmakta başarısız olmuştum. Erken bir boşalmaydı benim için, ama kaynanam için öyle değildi. Aynı anda iki deliğinin birden doldurulması onu göklere uçurmuş, saniyeler içinde unutamayacağı orgazmlardan birini yaşamıştı.

Amında bir süre daha kaldım, son döl damlalarımı da ziyan etmeden amına akıttım. Amından çıktığımda kaynanam derin derin nefes alıp verdi. Göt yanakları nar benzer biçimde kızarmıştı. Kasıklarım da öyleydi gerçi. Derken sıra salatalığa gelmişti. Dışarıda kalan ucundan tuttum ve yavaşça çektim. Salatalığın kafası götünden çıkarken kaynanamın göt deliği epey genişlemiş ve açılmış bir haldeydi. Deliğin kızıllığı rahatça görünüyordu. Yeşil salatalığın üzerinde götünün içinde gide gele başka renkler oluşmuştu.

Salatalığı yere atıp elinden tuttum ve doğrulmasına yardım ettim. Yüzünde acı ile gülümseme birden oluşmuştu, “Ayyy, ahhh, acıdııı!” dedi bu sırada. Baş ve işaret parmaklarımla halka yapıp, “Götün bu kadar olmuş!” dediğimde önce inanamadı, ama sonrasında, “Tövbe tövbe!” diyerek başını salladı gülerek.

Ondan önce ben banyoya geçtim. Kasıklarımı ve yarağımı sabunlayıp yıkadım. Hızlıca terim gitsin diye suyun altında kalıp çıktım. Kaynanam mutfaktaydı yine ve yüzü düşmüş bir haldeydi. Önceki gülümsemesi gitmişti. “Ne oldu?” diye sorduğumda, “Oturamıyorum, kıçım acıyor!” dedi. “Olur o denli, geçer, dert etme!” dedim, ama kaynanam pek inanmış şeklinde görünmedi. Ona götüne sıcak su tutmasını söylediğimde, “Gel sen yap, ben yapamam!” diyerek cevap verdi.

Duşakabinin içine girip duvardaki musluktan tutunarak domaldı. Bacaklarını mümkün olduğu kadar açmasını söylediğimde duşakabinin izin verdiği ölçüde yaptı. Sıcak suyu açtım. Duş başlığını alıp iyice tazyikli akacak şekilde ayarladım ve sıcak su gelene kadar bekledikten sonra göt deliğini parmaklarımla ayırıp suyu tutmaya başladım. Kaynanamdan, “Ayyy!” diye küçük bir çığlık gelirken sıcak ve tazyikli suyu deliğin içine ve etrafına tuttum uzun bir süre. Sıcak suyun altında parmaklarımla göt deliğine masaj yapmış oldum. Sonunda kaynanamdan, “İyi geldi bu!” sözü gelene kadar kaldım banyoda ve o yıkanırken çıktım.

Harika bigün geçirmiştim kaynanam yardımıyla. Arzu’nun dışarı çıkması iyi olmuştu. Saat 16:00’ya geliyordu. Yatağın üstüne çıplak bir şekilde uzanmış kaynanamın gelmesini bekledim. Yatak odasından önce mutfağa geçip giyindi, ardından odaya geldi. Azca önce yaşadıklarımızı unutmuş gibiydi sanki yüz ifadesine bakılırsa. “İyi misin?” diye sorduğumda, “İyiyim!” dedi. Makyaj aynasına bakarak türbanını bağladıktan sonra, “Ben çıkıyorum!” dedi. “Kalsana, akşam ben götürürüm seni!” dedim, ama kaynanam gitmekte eminydı. Yaşadıklarımızdan sonrasında Arzu’nun yüzüne bakmakta zorlanacağını söyleyince kalkıp sarıldım, yanaklarından öptüm.

“Pişman mı oldun?” diye sorduğumda, “Bilmiyorum!” dedi donuk bir sesle. Bir şey söylemek istesem de konuşmama izin vermedi. Vestiyerdeki feracesini giyinip kalın topuklu siyah ayakkabılarını geçirdi ayağına. Ben halen çıplaktım. Son bir defa sarıldım ve dudaklarından öptüm uzun uzun. Feracesi üstünden götünü avuçlayıp sıktım. Kapının yanındaki çöp poşetini aldı eline. “Salatalığı attım içine!” dedi, bunu söylerken gülümseme yayıldı yüzüne. Ruh hali gitgeller yaşıyordu, ama salatalıktan zevk aldığını da unutmamıştı.

Elini göğsüme atıp geri itti beni ve “Sen dur, görünme!” diyerek kapıyı açıp çıktı. Kapı kapanırken birkaç saniye öylece kaldım. Peşinden odaya geçip hızlıca giyindim. Balkona çıkıp kaynanamın binadan çıkmasını, elindeki çöp poşetini ilerideki konteynere atmasını izledim. Sanki benim balkonda olduğumu sezmiş benzer biçimde geriye dönerek baktı kısa bir süreliğine. Yaşadığı zevki ve mutluluğu o kısacık bakışında fark ettim. Sonra da beni azdırmak ister şeklinde bakireliğini kaybetmiş götünü feracesinin altında çalkalaya çalkalaya yürüyüp gitti.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

sex hikayeleri seks hikayesi seks hikayeleri erotik hikayeler erotik hikaye 31 seks hikayeleri porno hikayeleri sikiş hikayeleri artvin escort türkçe sex uzun sex hikayeleri mersin escort mardin escort manisa escort kayseri escort kars escort artvin escort rize escort konya escort aydın escort antalya escort ankara escort escort ankara kızılay escort izmir escort antalya escort izmit escort izmit escort sakarya escort film izle istanbul escort bayan bodrum escort porno bursa escort bayan beydag eskort bayan porno porno seyret